Sizlere bir diyetisyen olarak şu hayatta en yanlış bulduğum şeyi açıklamak isterim: diyet yapmak. Evet. Bu sizlere en samimi ve yalın haliyle bir diyetisyen olarak “diyet yapma” kavramının saçmalığını anlatacağım; ama önce şunu açıklayayım. Diyetisyen demek Beslenme ve Diyetetik bölümünden mezun olmuş insan demektir. Beslenmenin ne demek olduğunu biliyoruz. Diyetetik ise ‘hastalıklarda diyet tedavisi’ anlamına gelir. Yani diyetisyen bir insanın anne karnındaki zamanlarından başlayarak ömrü boyunca ve herhangi bir hastalığı olduğu durumda en iyi hangi besinleri, en doğru hangi oranlarda tüketmesi gerektiğini bilen kişidir. Şimdi söyler mısınız bana, kim bizim adımızı KİLO VERDIREN TIĞ GİBİ KADINLARa çıkardı Allah aşkına?

Beslenme bir bilimdir. Günümüzde yapılan araştırmalar neticesinde otizmde, epilepside, depresyonda, sedefte, egzamada, ürtikerde, kabızlıkta, şişkinlikte, gaz sancısında, romatizmada, haşimato da ya da kanserde, saç dökülmesinde, tırnak uzamasında… yani, yani bir insan vücudunun her bir hücresinde etkisi olduğu kanıtlanmış bir bilimdir.

Her insanın diyeti de bellidir. Tüketebileceği tüm besinleri içerir. Bir insanın “diyete girdim”, “diyeti bozdum” , “misafirler vardı da yapamadım” demesi;

Bir aslanın; “diyete girdim artık et yiyeceğim”, “bugün bozdum diyeti çayırda otladım”, “ayılarla beraberdim bugün e mecbur dayanamadım baya bal yedim” demesi kadar gariptir.

İnsanların diyetinin içeriği de aynı hayvanlarınki gibi basit bir mantıkla vücudunun sindirebileceği ve sindirince fayda görebileceği besinlerden oluşur. Bir insan vücudunun sindirebileceği besin türleri ve miktarları da cinsiyetine, yaşına, boyuna, yaptığı işe, yapıyorsa yaptığı spora, hamile olmak, emziriyor olmak gibi özel durumlara, bir hastalığı varsa o hastalığa göre şekillenir. İşte bunu şekillendirmeyi diyetisyen bilir. Biz kilo verdirmeyi ya da aldırmayı amaçlamayız SADECE ihtiyacınız olan kadarını verdiğimizde siz kilo verir ya da alırsınız 🙂

 

Hayvanlarda olmayıp bizde olduğu için başımızı belaya sokan şey düşünme yeteneğimizden ziyade nefsimiz. O yüzden zararlı olduğunu bildiğimiz şeylere yine de meyledebilir ve doğru yolda yürümek için iyi bir yoldaş arayabiliriz. Yoldaşınız azim, hırs, sabır da olabilir kendinize duyduğunuz sevginiz, kendinize iyi bakma arzunuz da olabilir, tüm bunları size hissettirmeye çalışan diyetisyeniniz de olabilir. Hepinize ‘bir süreliğine’ değil ömür boyu iyi yolculuklar dilerim.