Bugün anneler günü. Çoğumuzun annemizden aldıklarımızı, ona minnettarlığımızı hatırladığımız gün. Her annenin yavrusuna karşı davranış şekli, anneliği bambaşka. Hamilelik süreci, doğum şekli-zamanı, emzirmeye bakış açısı ve beslenme tarzı bir değil ama bazı şeyler hepimiz için ortak. Onun yumurtasından oluşmak, onun rahminde büyümek, ondan doğmak ve doğarken onun mikrobiyotasını almak.

Kadının vajinasındaki flora bağırsaklarından gelir. Tekrarlayan mantar ve sistit gibi idrar yolları enfeksiyonu hastalıkları sadece bölgesel temizleme ve antifungal kremlerle geçmez. Çünkü sorunun kaynağı içerimizde, bağırsaklarımızdadır. Bağırsaklarımızda mantar zaten hali hazırda var. Sorun sayısının fazla artmasında. Bunun olup olmadığını test etmek ise çok kolay. Bir sabah aç karna su dolu bir bardağa tükürmek. Suda sadece tükürük köpüğü görmek gerek. Haricindeki çökelmeler mantarın toksik dozda olduğunu gösterir. Tekrarlayan mantar/enfeksiyon hastalıkları yaşayanlar buna bir bakabilir.

Bağırsaklarda sadece mantar yok elbette. Gökteki yıldızdan çok bakteri var. Bunların iyileri ve kötüleri var. Örneğin bu mantar enfeksiyonu oluşturanların yanında bağışıklığımızı korumaktan ve güçlendirmekten sorumlu bakteriler de var. Sağlıklı bağırsak florası olan kadın, doğumda bebeğine bu floradan aktarır. Bebek ilk iyi kalpli bakterilerini orada alır. Annesinin yıllarca bağırsaklarında büyütüp beslediği bağışıklık koruyan bakterileri. Sezaryen ile doğan bebek bunu alamaz. Çünkü o ortama teması yoktur. Onun ilk alacağı bakteriler hastane ortamında kaptıkları olacaktır. Bu yüzden, bu bilinçle, artık sezaryenle doğan bebeğe vajinadan temiz bir bezle alınan kültür sürülmektedir. Bu yöntemi beğenmeyen çıktığı yumurtayı küçümseyen civcivdir. 🤨

Bugün sahip olduğumuz sağlıklı hal ya da hastalığa yatkınlık bir noktada annemizin karnından çıktığımız ana dayanmaktadır. Genetik denen hastalıklar aktarılan gen değil mikrobiyota kaynaklı olabilmektedir. Astım, alerjiler, egzama gibi; zayıflıktan ve fazla kilolu olmaktan sorumlu bakteriler olduğuna göre yatkın olacağımız kilo bile.

Bu bilgilerle aranızda “zanlı bulundu” tespiti yapan varsa eklemeliyim. Mikrobiyota yeniden şekillenebilir. Hatta yeniden, yeniden ve yeniden şekillenebilir. Benzemek istediğimiz kadar benzeyip kalanı kontrol altına almak bizim elimizde.

Beni büyütmene ve dünyaya getirmene
minnetle annecim, gerisi bende.😊